|
Yapboz Tahtası* *Yazıyı 18 yaşından küçüklerin okuması sakıncalıdır!..
“Evliliğe olan inancım kalmadı!” diyor bir dostum. Nasıl bir inanç kalsın ki bu devirde evliliğe dair! Öyle bir hale geldik ki bırakın birbirimizi yemeyi, evlatlarımızın hayatını da mahvediyoruz, kendimizi tüketiyoruz. Dolayısıyla kutsal değerlerimiz temellerinden sarsılıyor, farkında bile değiliz. Bizimse hala kuru inadımızdan başka bir şey yaptığımız yok.
Eğer hala kıyıda, köşede buna inanan varsa ona da hemen “pembe hayaller kuruyor, karısını çok yüz veriyor, bu çocuk gibi bir şey, hayal dünyasından yaşıyor!” diyerek onu da hizaya sokuyor bizim toplum mekanizmamız. Çünkü o mekanizmaya göre farklı şeyler yaşanmamalı; herkes her şeyi sıradan, olması gerektiği gibi yaşamalı.
Bazen kendim de sorguluyorum “insanlar neden evlenirler?” diye. Artık bende şöyle bir kanı oluştu: İnsanlar sıradan şeyleri yaşamak için evleniyorlar. Evlenmek, yuva kurmak ve çoluk çocuk sahibi olmak için veya bekârken yapamadıklarını “evlilik” çatısı, garantisi altındayken yapabilmek için.
|
|
|
Çocuksu Hayallerim İnsan, zaman zaman yaşadıklarını irdelemek zorunda kalır. Bakıyorum da, neredeyse otuzuma merdiven dayamış durumdayım. Şöyle geriye dönüp içinde bulunduğum zamana ve yaşadıklarıma bakınca, düşünmeden edemiyorum.
Babam, her zaman “Oğlum, siz bir darbenin çocuklarısınız!” der bana. Ortaokul ve lisedeki arkadaşlarımı arıyor gözlerim. Bir zaman beraber top koşturduğumuz arkadaşlarımın hepsi memleketin bir köşesine dağılmış durumda.
Kimi çoluk çocuğa karışmış evlenip; kimi ev, bark ve araba sahibi olmuş; kimi hala üniversite yıllarından kalma son baharlarını yaşamaya çalışıyor; kimiyse henüz bunların hiçbirine adım bile atmamış…
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|